scorecardresearch.com İstanbul’da Aşktan İkmale Kalanlar ve Tüm Aşk Roman ve Öyküleri Kitapları Radikal Kitap'ta!
İstanbul’da Aşktan İkmale Kalanlar

İstanbul’da Aşktan İkmale Kalanlar

Yazar : Atilla Birkiye

Sayfa Sayısı : 120

Yayınevi : ÖZGÜR YAYINLARI

Tür : Aşk Roman ve Öyküleri

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


Aşktan ikmale kalsanız ne yaparsınız? İstanbul’a ve aşka aşık bir yazarın derslerine katılıp, bir de sonunda sınava girmeyi göze alırmısınız? İstanbul’da aşktan ikmale kalanlar’da dört kadın ve iki erkek, İstanbul’un semtlerindeki gizlerle iç içe, aşkın acıtan hallerini tartışarak ve romanlardaki satır aralarının peşine düşerek birlikte bir yola çıkıyor… Zeynep, Nilüfer, Önder, Esra, Özlem, Can ve onlara ders verirken, onlarla birlikte aşkla yüzleşen ve farkına varmasa da kendisi için de sınava hazırlanan bir yazar. Yazar, farklı bir roman kurgusu yaratıp, bir yandan romanın içine sakladığı sırlarla okuru merak içinde bırakırken, diğer yandan kendine özgü üslubuyla mizahi bir tat verdiği İstanbul’da aşktan ikmale kalanlar ile iki kere okumak isteyeceğiniz bir roman sunuyor bize ilkinde sonunu merak ederek hızla ve ikincisinde sözcüklerin tadına vararak yavaşça…



Yine bir 14 Şubat Sevgililer Günü’nü geride bıraktık. Bu hafta sonunda dünyada herkesin içindeki aşk ateşi biraz daha canlandı. Sevgilisi olanlar özel buluşmalar ayarlayıp, kıymetli-kıymetsiz hediyeler aldı. Elinde çiçekle onlarca insan sokaklardaydı. Sevgilisi olmayanlar yalnızlığını paylaşacağı insanlar aradığı gibi, kimileri de bir Sevgililer Günü’nü daha yalnız geçirmenin üzüntüsüyle derdine çare aradı. Bu durumu Atilla Birkiye, “aşktan ikmale kalmak” olarak değerlendiriyor, İstanbul’da Aşktan İkmale Kalanlar adlı romanında.

Aşk hayatında başarısız olmuş altı kişi ve ders aldıkları bir yazar, İstanbul’un altı ayrı semtinde aşk üzerine sohbet ediyorlar. Aşkın ve İstanbul’un kol kola olduğu romanla ilgili, Atilla Birkiye’yle sevgililer gününde konuştuk.

Hayatı bir okul olarak ele aldığımızda, gerçekten en zor ders aşk mıdır? Uğruna romanlar, şiirler, şarkılar yazılan, hattâ savaşlara sebep olan bu dersi insanoğlu çok mu abartıyor yoksa?

Tarihte de, edebiyatta da, mitolojide de aşkın, bazen “temel sorun” olduğunu görürüz. Yaratılış efsaneleri, kutsal metinlerin çoğu ve daha birçok konuda bir aşk mevzu bahistir. Yani abartmaktan ziyade hakkını vermek diyebiliriz. Modern romanımızın kapısı Aşk-ı Memnu romanının Bihter karakteriyle açılır. Onun yaşadığı yasak aşk, terk edilme, intikam alma gibi eylem ve duygu dönüşümleri romanın belkemiğini oluşturduğu gibi, genel olarak romanımızı da değiştirmiştir. Gerçekten de en zor derstir aşk, geçmek kolay değildir. Uzaktan basit bir sınav gibi görülür ama işin içine girince güçlükler çıkar. Bu güçlüklerin başında bazen çevre, bazen kişilik çatışması gelir. Tutku öyle bir hal alır ki geriye tepen silaha dönüşür; büyük aşklarda her zaman bir şekliyle kıskançlık vardır, şayet gemleyemezseniz artık dizginler de siz elinizden çıkar ve pişmanlık duygusuna doğru yol alırsınız. Daha ileriki aşaması salgın hastalık gibidir.

Kitap aşkın anlatıldığı bir roman gibi görünse de aslında İstanbul romanı. Eyüp, Bakırköy, Beşiktaş, Kuzguncuk, İstinye, Arnavutköy, anlatılıyor ve bu semtlerin değişimine de değiniliyor…

-Tabii, öncelikle İstanbul’a olan aşk var. Zaten İstanbul’da doğup, 55 yıl İstanbul’da yaşayıp ona âşık olmamak mümkün mü? Romanın geçtiği ve senin de saydığın semtlerin -ki buna başkaları da eklenebilir- güzellikleri her türlü değişime rağmen bugün hâlâ kendini koruyor. Yine her türlü değişime, kirlenmeye karşın Boğaziçi’nin güzelliği dünyanın kaç kentinde var? Bunun içine doğduğunuzda, bu aşk da doğal olarak büyüyor. Doğrusu bende büyüdü, dolayısıyla da başka kitaplarımda olduğu gibi bu romanıma da girdi. Bu anlamda anlatıcıyla arama pek bir mesafe koymadım. Ancak, öncekilere göre bu romanda İstanbul daha çok ortaya çıktı.

“O MEKANLARA YENİDEN GİTMEK GEREK!”

Sizce gerçekten aşktan ikmale kalan insanlara böyle bir ders verilseydi, Türk edebiyatından hangi yazarlar böyle bir aşk hocası olabilirdi?

-Halid Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Nâzım Hikmet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Sabahattin Ali, Cemal Süreya olabilirdi. Yaşayanlara gelince tabii ki Atilla Birkiye!

İki binli yıllarla beraber aşkın tanımı da değişti. Demek istediğim, aslında bugün öyle çay bahçelerinde veya muhallebicilerde baş başa oturan sevgililer pek kalmadı, ancak siz kitapta bahsi geçen semtlerde âşıkların buluşacağı mekânları da ekle birlikte veriyorsunuz…

-Bunun birkaç yönü var. Bugün “öyle” çay bahçeleri ve muhallebiciler kalmadı, başka ortamlar, mekânlar oluştu; başka ilişkiler oluştu ki ilişkileri belirlemede televizyon çok önem kazandı. Dizilerde görünen mekânlar daha popüler oluyor kimi zaman, yahut bir şekilde ekranda görünen yerler… Bir yandan da o eskiyi çağrıştıracak buluşmaların varlığını sürdürdüğünü düşünüyorum. Belki “simit sarayları” bu türün yeni mekânı, yeni biçimi oluyordur! Öte yandan belki sayısal azlık ya da azalma var gibi geliyorsa da, baş başa buluşma her devirde bir şekliyle olur. Bazen bir çam ağacının altı, bazen bir simit sarayı, bazen bir kafe, bazen ıssız bir yoldaki otobüs durağı, yan yana oturulan bir dolmuş koltuğu, otobüs koltuğu, metro sırası, bir parktaki bank vb. Liste bir tavsiyedir, orada buluşmak zorunda değil elbette kimse, ama nostaljik ve İstanbul’un simgelerinden sayılabilecek mekânlardır, aşkı besleyecek anıları sağlar… Açıkçası bu zamana kadar gitmemişlerse bile, bu vesile ile gitsinler. Belki bir sonraki sevgililer gününde yeni bir mekana sahip olurlar…

“AŞKI DÖNÜŞTÜREMEZSENİZ HÜZÜN DUVARINA ÇARPARSINIZ”

Aşk dediğimiz bir ömür boyu sürmez, süremez; onu başka duygu durumlarına (örneğin sevgiye) dönüştürmek gerekir. Bu olmadığında sıkıcı bir durum, bıkkınlık ortaya çıkacağı gibi terk edilmeler de olabilir. İşte o zaman da aşk acısına, keder ve hüzün duvarına çarparsınız. 14. yüzyılda yaşamış İranlı şair Şirazi Hafız Divan’ına şöyle başlar: “Sâki, döndür kadehi, herkese sun, bana ver. Çünkü aşk, önce kolay göründü sonradan çok müşküller meydana geldi.” Ama bu müşkülleri aşarsanız, okumayı sökmüş ya da yılı iftiharla bitirmiş ilkokul çocuğu gibi gökyüzünde koşuyorsunuzdur artık. Sınav başarıyla atlatılmıştır.

Çağlayan Çevik
Bir Paragraf

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

  • 'Aşk Otobüsü'

    Yazar : JOHN STEINBECK

    Tür : Aşk Roman ve Öyküleri


    Steinbeck in son yapıtlarından olan Aşk Otobüsü, yine toplumsal bir konuyu ele alıyor; insan ilişkileri... Bir rastlantıyla...
    Devamı...
  • 'Aşk Seks Ve Kadınlara Dair'

    Yazar : Seda Kaya Güler

    Tür : Aşk Roman ve Öyküleri


    Aslında yüzlercesi, hatta binlercesiyle. Hepsinin hikayesi gerçek. Ama hiçbir hikaye bir kadının bire bir yaşamöyküsü değil....
    Devamı...
  • 'Git Kendini Çok Sevdirmeden'

    Yazar : Tuna Kiremitçi

    Tür : Aşk Roman ve Öyküleri


    Sevmesini de gitmesini de bilenler için: Git Kendini Çok Sevdirmeden. Nostalji, aşk kırıklıkları, evlilik, birbirini sonradan...
    Devamı...
  • 'Anita'

    Yazar : Fulya Ertekin

    Tür : Aşk Roman ve Öyküleri


    Yatağımdan doğrulduğumda tenime değen güneşin hüzmesine midir aşkım? Sabahın ilk ışıklarını seviyorum... Tatlı tatlı okşuyor...
    Devamı...
  • 'Bir Gün Batımı'

    Yazar : Mustafa Yelkenli

    Tür : Aşk Roman ve Öyküleri


    Dillerin, yaşamların farklılaştığı Fethiye den Diyarbakır a yoldan daha uzun bir yolculuk... Doğrularının ardından korkusuzca...
    Devamı...
  • 'Aşk Yuvarlar'

    Tür : Aşk Roman ve Öyküleri


    "Çok zor uyuyordum, gözümü yanlışlıkla açtığım anda da uyanıyordum artık. Aşkyuvarlar beynimi esir almıştı. Çok az yemek yiyordum....
    Devamı...
  • 'Her Aşkın Bir Hikayesi'

    Yazar : Nurer Uğurlu

    Tür : Aşk Roman ve Öyküleri


    Roman tadında okunacak gerçek aşk hikayeleri...Ben, insanın her keresinde görüp göremeyeceğinden biraz daha kuşkulanarak...
    Devamı...
  • 'Geri Döneceksin'

    Yazar : Maeve Bınchy

    Tür : Aşk Roman ve Öyküleri


    Yalnız Kadınlar Sokağı ve İtalyanca Aşk Başkadır ın yazarı Maeve Binchy nin yeni romanı. Bütün dünyadan sonra Türk okurunu...
    Devamı...

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963