scorecardresearch.com Refik Baydur Kitapları Seti (4 Kitap) ve Tüm Anı - Anlatı - Günlük - Seyahatname Kitapları Radikal Kitap'ta!
Refik Baydur Kitapları Seti (4 Kitap)

Refik Baydur Kitapları Seti (4 Kitap)

Yazar : Refik Baydur

Sayfa Sayısı : 1336

Yayınevi : SİNEMİS YAYINLARI

Tür : Anı - Anlatı - Günlük - Seyahatname

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


Bir Yürek Bin Sevgi

Meyvelerin olgunlaştığı mevsimdeyiz. Her biri kendi rengi ve ağırlığı ile asıldığı dallara boyun eğdiren öbek öbek olgunlaşmış meyveler…
Bu tip bahçelerde daha doğrusu meyveliklerde, olgunlaşmış meyveye en çok zarar veren böcek ve kuşlarla savaşmak hem de yoğun savaşmak her yerde olduğu gibi bizde de var….
Erik ağacının altında durdum yere düşen bir eriği almak için elimi ağacın narin gövdesine dayayıp yere eğildim. Birden kafama bir erik düştü, hem acıttı hem de dağılarak saçlarıma yayıldı. Ben eriği sevmem, eriğin beni etkileyen babamla ilgili bir hikâyesi vardır. Bu hikâyeden sonra erikle aram açıldı. Ama erik bana daima babamı hatırlatır.
Birden eski günlerimi ve acı bir geçmişle memleketini ve Anadolu insanını çok seven o kişiyi anımsadım.


Zirvede 15 Yıl

Refik Baydur, 15 yıl İşveren Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanlığı yaptığı dönemin hatıralarını kaleme aldı.
İşveren, İşçi ve Hükümet üçlüsü arasındaki pazarlıklar, siyasetçilerin, işçilerin ve işverenin çalışma hayatına bakış açısını net şekilde ortaya koymaktadır. TİSK Genel Başkanlığı süresince hep uzlaşmadan bahseden ve uzlaşma kültürünün yerleşmesi için çalışan Baydur, karşılaştığı zorlukları ve destekleri ayrıntıları ile anlatıyor.
T. Özal, S. Demirel, M. Yılmaz, T. Çiller, B. Ecevit, D. Bahceli, N. Erbakan ve T. Erdoğan’ın iş hayatına yaklaşımı konusunda önemli bilgiler bulabileceksiniz. Baydur politikacı ve işçi kanadı ile yaptığı görüşmelerde hiçbir zaman kişisel davranmadığını bir sivil toplum örgütünü temsil ettiğini düşünerek bazı şeyleri sineye çektiğini örnekleri ile anlatıyor.
Kitapta birçok ilginç anı mevcut: Turgut Özal’ın kibarca Baydur’u kovması, Ecevit’in intikam gecesi, Tansu hanımın tehdide varan talepleri açıklıkla kitapta yer almaktadır.
Kendisini işçi dostu olarak tanımlayan ve örneklerle bunu ortaya koyan Baydur, işçi dostu olmasından dolayı aldığı tepkileri ve eleştirileri ortaya koyarken asla bundan vazgeçmediğini de gösteriyor. İşyerinin olmadığı bir ortamda işinde olmayacağını ancak işçinin de makul taleplerinin kabul edilmesini savunmaktadır.
Hükümetlerin seçimlerden önce işçinin yanında, seçimlerden sonra işverenin yanında yer aldığını satır aralarında anlatmakta olan Baydur her şeye rağmen uzlaşma ile sorunların aşılacağına olan inancını ifade ediyor.
Tabiî ki kitabın önemli bir bölümünün de 5 kez kazandığı TİSK başkanlık seçimleri alıyor. Sanmayın ki Baydur sadece işçi ve hükümetlerle pazarlıklar yaptı. Daha çetin pazarlıkları ve mücadeleyi işverenlerle yaptı. Bunu da Sayın Rahmi Koç ile arasında geçen olayları bir birlerine yazdıkları mektupları kitabına ekleyerek gösteriyor.
Baydur’un vurguladığı bir başka önemli mesajda iş hayatında vefadan bahsedilemeyeceğidir. Her an her şeyin değişebileceğini, ne işçi kesimi, ne hükümet kesimine nede işverene öyle kolay kolay güvenilmeyeceğini örneklerle anlatıyor. Yani Ahde vefa bulamamış.
Baydur kitabını Ben Kimim? Sorusunu cevaplayarak bitiriyor.
Ben bir köylü çocuğuyum...
Yemeğimi ortadaki bir tencereden, sofradaki insanlarla paylaştım. Onun için paylaşmayı ve zamanında sofrayı terk ederek yeniden yola koyulmayı büyüklerimden öğrendim.
Bu memleket bana çok şeyler verdi. Öncelikle onurlu yaşamanın sırlarını köyümden ve Türk insanından öğrendim.
Laik, parlamenter demokrasiyi ve Atatürk İlkelerini değerli öğretmenlerim ve idealist dostlarımla geliştirdik.
Sanayici olmanın tüm zorluklarını biliyorum. Zengin olmak için elime geçen fırsatları reklam yapmadan layık olanlarla paylaştım.
Aldığım her görevin altına, o sorumluluğu taşıyabileceğime inandığım zaman girdim. İnanmadığım hiçbir şeye hatır ve olanaklarım için “evet” demedim.
Çalıştırdığım hiçbir kişinin bilerek haklarını yemedim.
Çalıştığım hiçbir kurum ve kuruluşa bilerek zarar vermedim. Babamın bir önerisine hep sadık kaldım. Rahmetli babam Hasan Baydur bana ölümünden önce şu öğüdü yazmıştı:
Devlet memuru olma,
Politikaya girme,
Emanete ihanet etme.
Doğru, yanlış bilemem ama ben böyle yaşadım.


Türk Sendikacılığı

Türk sendikacılığına 45 yıla yakın emeği geçen Refik Baydur, bu çalışmasında ülkemizdeki işçi-işveren sendikacılığını anlatmakta.
İçinde bulunduğu işveren sendikası TİSK’in yanısıra, muhatabı olan işçi sendikalarını da kuruluşlarından günümüze dek geçen süreçteki rolleri bakımından incelemektedir. Refik Baydur kuru bir sendikacılık anlatmıyor; sendikaların gelişme seyrini anekdot ve olaylarla birlikte bizlere anlatma yoluna gidiyor. Hiç kuşkusuz bu eseri anlamlı ve ayrıcalıklı kılan yönü de budur.
Türk işçi-işveren sendikacılığını dönemsel koşullarla birlikte anlatan bu çalışmada, yakın tarihimize ait izler bulacaksınız. Bu izler, ülkemizin içinden geçtiği zorlu dönemleri görmemize katkı sağlayacak ve bizleri daha dinamik kılacaktır.
İşçi-işveren sendikacılığının hikâyesi sizleri beklemekte…


Anılar Ve Öneriler

Yaklaşık 50 yıllık iş hayatının 15 yılını Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı olarak geçiren Refik Baydur, bu kitabında anılarını okuyucularıyla paylaşıyor.
İş hayatından, sendikal hayattan, siyaset dünyasından ve Refik Baydur’un özel hayatından kesitler bir yandan da bir dönemin Türkiye’sine ışık tutuyor. Refik Baydur anıları aracılığıyla; dostluktan sahtekârlığa, dürüstlükten ikiyüzlülüğe, eğitimden cehalete, mutluluktan üzüntüye, hastalıktan sağlığa kadar birçok konuya değiniyor.
“Özal: ‘Ben içimdekileri açıklıkla anlattım. Şimdi sen söyle bakalım, bütün bunlara ne diyorsun?’ dedi.
‘Efendim ben, Sayın Cumhurbaşkanımla mı, yoksa ağabeyim Turgut Bey’le mi konuşayım?’ dedim.
Gülerek elini kaldırdı: ‘Hayır hayır, ağabeyin Turgut’la konuşuyorsun. Onun için seni çağırdım.’ dedi.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963