scorecardresearch.com HAMİNNE’NİN SURET AYNASI ve Tüm Anı - Anlatı - Günlük - Seyahatname Kitapları Radikal Kitap'ta!
HAMİNNE’NİN SURET AYNASI

HAMİNNE’NİN SURET AYNASI

Yazar : Münevver Ayaşlı

Sayfa Sayısı : 206

Yayınevi : TİMAŞ YAYINEVİ

Tür : Anı - Anlatı - Günlük - Seyahatname

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


Yalısını birçok siyasetçi, edebiyatçı ve sanatçının ziyaret ettiği, tam bir İstanbul âşığı olan Ayaşlı’nın dünyasına akseden ve yazarın kendine has zengin üslubuyla anlattığı 51 portre Haminne’nin Suret Aynası’nda bir araya getirildi.

Abdülhak Hâmid
“Genç adam için artık aşk mevsimi de gelmişti. Onun âşık olduğu kadınlar, eserlerinde canlandırdığı kadınlardı, Sakibe, Zeynep, Karolina, Sumru, Zatîcemal, Dilşad, Finten. Ve nihayet “Makber” mülhimesi Fatma Hanım.
Kraliçe Elizabeth
“İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth, zevci Prens Philip, kızı Prenses Anne ile beraber memleketimizi ziyaret ettiler.
Prenses Anne memleketinde, çocukluk arkadaşları arasında, akranları arasında eğlenebilir. Fakat yabancı memleketlerde misafirdir ve mesafelidir. Binaenaleyh burada da kendisine kavalyelik etmek için ayrılan gençlerin de çekingen ve mesafeli olmaları lazım iken, bunlar arasından kim olduğunu bilmediğim bir genç, bir gazeteye beyanatta bulunmuş: ‘Prenses Anne de ata binmesini seviyor, ben de severim. Prenses Anne klasik müzik seviyor, ben de seviyorum. Zevklerimiz birbirine çok uyuyor.’ Tamam, zaten kraliçe bir damat arıyordu… Hemen çöp çatalım!”

       İstanbullu nezaketi, engin kültürü ve asaleti, daima yazarlığıyla beraber anılan 93 yıllık bir canlı tarih: Münevver Ayaşlı.
İntihar eden diplomat Sadullah Paşa’nın gelini ve asker bir babanın evladı olarak Münevver Ayaşlı’nın kişisel tarihi, Osmanlı Devleti’nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu süreçlerine birebir tanıklıklarla doludur.
Selanik’te doğan aristokrat ruhlu yazarın hayat hikâyesinin en önemli dönemeçlerinde, “irreel bir rüya ve hülya şehri” olarak tanımladığı bir İstanbul vardır. Önceleri Çengelköy’deki Sadullah Paşa Yalısı ve sonrasında Teşvikiye’de oturur. Beşir Ayvazoğlu’nun aktardığına göre Ayaşlı’nın “Edebiyata ve plastik sanatlara ilgisi, alafranga Teşvikiye yıllarında haminneye kültür ve sanat çevrelerinden de önemli dostlar” kazandırır. Boğaziçi tutkunu Ayaşlı’nın son durağı ise Talat Bey’in Beylerbeyi’ndeki yalısıdır.
Eşini kaybedince yalnızlığını dindirmek amacıyla; bir ömre sığdırdığı, birçoğunu titizce arşivlediği birikimini gazete sütunlarından okuyucularla paylaşmaya başlar. Ayaşlı’nın görüp geçirdikleriyle harmanladıklarından özellikle portre yazıları, tarih kitaplarının sayfalarında bulunamayacak detaylara yönelir.

Mülkün, kalemin ve sanatın sultanları arasında kimler yok ki:
İsmail Hâmi Danişmend, Orhan Seyfi Orhon, Sadrazam Ferid Paşa’nın oğlu Celâl Paşa, Falih Rıfkı Atay, Ali Fuad Başgil, ünlü musikişinas Sadettin Arel, Mehmed Âkif, Muhammed İkbal, Mevlevi büyüklerinden Asım Dede, Rıza Nur, Fuat Köprülü, son Osmanlı Levantenlerinden Said Naum Duhanî,  Tarık Bin Ziyad, Şehzade Ömer Faruk Efendi, İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth, Napolyon Bonaparte, General Charles de Gaulle, Hollanda Kraliçesi Juliana, Rasputin, Peyami Safa, Francçoise Sagan, Claude Farrere, Eşref Edib, Refik Halid Karay, Refi Cevad Ulunay, Tevfik Fikret, Fikret Mualla, Ahmed Cevdet Paşa, Andre Maurois, Sultan Mehmed Reşad, Yahya Kemal, V. Murad’ın torunu Rukiye Sultan,  Müfide Ferid Tek, Sultan Vahideddin’in kızı Sabiha Sultan, Celal Esad Arseven, Basiretçi Ali Efendi, Şair-i Azam Abdülhak Hâmid, Sultan II. Selim, Sultan II. Abdülhamid, Fatih Sultan Mehmed, Ertuğrul Gazi, II. Abdülhamid’in torunu Nemika Sultan, Indira Gandhi, Namık Kemal, Ali Ekrem, Rıza Tevfik, Picasso, İbn Rüşd, Hüseyin Cahid Yalçın, Maliye Nazırı Cavid Bey ve Bertrand Russell.
Belki gençler, Osmanlılığın tadını hiç tatmamış olanlar bunu zevkle okurlar; fakat Osmanlı hayatının hazzını, zevkini duyan kimseler için hakikaten bu yazılar pek tatsız, tuzsuz şeyler…”
Haminne’nin Suret Aynası nükteyi, bir devrin ince zevkini arayanlar için, yeni bir dünyanın kapılarını aralıyor.

Rasputin
“Çarlık ve Çar ailesi düşmanları, Rus milleti nazarında Rasputin’in saraydaki nüfuzu konusunu azamî istismar ediyorlar. Zavallı kocasını seven, sırf ana şefkati ile Slav mistisizmine sarılan Kraliçe’nin; iri yarı, kaba saba mujiğe bu kadar sıkı fıkı bağlanışından dolayı neler neler söylemiyorlar?
Bunlardan çok müteessir olan Rus aristokratları, papazı ortadan yok etmeyi bu hâle çare olarak buluyor ve buna karar veriyorlar. Bu karanlık işin fedaisi de ortaya çıkıyor: Prens Yusupof.
Aristokratlar Rasputin’i bir tuzağa düşürmek istiyorlar. Nitekim Yusupof, Rasputin’i sarayına davet ediyor.
Ziyafette, ananevi Rus Ortodoks çöreği de var. Bütün çörekler zehirsiz, lâkin Rasputin’e verilen çörekte, bir devi kolayca yıkacak derecede dehşetli zehir var.
Bu zehirli çöreği afiyetle yiyen ve kılına bile halel gelmeyen Rasputin, veda edip saray merdivenlerini inerken, Prens Yusupof çılgına dönüyor ve mujiğin arkasından birkaç el silâh atıyor.
Rasputin yine yürümeye devam ediyor. Kim bilir kaç kurşun yedikten sonra yıkılıyor ve kendini yakında bulunan suya atıyor.”

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963