scorecardresearch.com YÜZYILIM ve Tüm Alman-Avusturya Edebiyatı Kitapları Radikal Kitap'ta!
YÜZYILIM

YÜZYILIM

Yazar : GUNTER GRASS

Sayfa Sayısı : 400

Yayınevi : GENDAŞ KÜLTÜR

Tür : Alman-Avusturya Edebiyatı

Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.

  • Almanya nın en ünlü modern yazarından yüzyılımızı kutlayan, birbiriyle bağlantılı öyküler koleksiyonu. Günter Grass büyük olaylar ve sıradan ama kayda değer mezvular hakkında yazıyor; teknik gelişmeler ve basit buluşlar, spor ve kültürdeki başarılar, megalomani, eziyet ve cinayet, savaş ve felaketler ve yeni başlangıçlar hakkında. Her öyküde bir başka anlatıcı olsa da; öyküler, bütün bir anlatım yaratıyor. Merkezinde sekansin katları açıldıkça, canlı ve renkli bir resim çıkıyor ortaya, bütün şaşaası ve dehşetiyle yüzyılın tarihsel bir portresi. Yüz tane öykü, yüzyılımızın romanını yaratma yolunda bir bütün oluşturuyor. "Günter Grass yaşayan en büyük Alman romancısı." - Newsweek- "Bir virtüöz, olağanüstü zeki, duyarlı ve insancıl bir yazar..." - The Washington Post- "Alman, toplumunun zapt edilmez bir gözlemcisi- kanlı canlı bir yazar, duygusal bir ağız tadı ve bulaşıcı bir yaşam iştahıyla dolu." - The New York Times Book Review- (Arka Kapak) "Yüzyılım" alışılmamış bir konseptin içinde sunulan bir tarih kitabı olarak ya da bir hikayeler toplamı hatta bütünlüklü bir roman olarak da okunabilir. Yüzyıldaki her bir yılın tek bir olayını bazen hayali, bazen gerçek bir kişinin, bazen yazarın kendisinin anlattığı, çoğu kez aynı öykü içinde konunun, önceki ve gelecekteki başka yılların da içine uzandığı, gerçek kişilerin yanında hayali kimselerin de konuştuğu, konuşulduğu, gerçek ve hayali olayların bazen yanyana, bazen içiçe anlatıldığı ama hayali olanların da yazıldıkları yıl için tipik oldukları en sıradan görünen ya da öyleymiş gibi anlatılan bir ifadenin içinde bazen korkunç veya dramatik bir gerçeğin gizlendiği, bütün bunlara mizahın, ironinin ve hicvin sık sık çeşni kattığı alışılmamışın verdiği zevkle okunan bir roman... Eser, dünyaya çok şey kazandırmış, geçmişte kendinin çok çektiği, başkalarına da çok çektirdiği zamanları olmuş dinamik bir milletin insanlarını, ülkesini, yaşadıklarını bunlara yakından bakışlarla okuyucuya tanıtıyor. 1999 yılı Nobel Edebiyat Ödülünü alan Günter Grass "Kendi Yüzyılını" -halkının günlük dilinden uzaklaşmaksızın - çok zengin ve gelişmiş bir dilin imkanlarını sonuna kadar kullanarak, birkaç yerde sözcüklerle boşuna aranacak sözcükler yaratarak, sık sık çok uzun - bir keresinde iki sayfa uzunluğunda -cümle kurarak yazmış. (Tanıtım Metni nden) 1937 Teneffüs bahçesindeki oyunlarımız zilin çalmasıyla değil, kestane ağaçlarının altında ve tek katlı helânın önünde biter, teneffüsten teneffüse devamları oynanırdı. Helâya işeme odası derdik. Birbirimizle savaşırdık. Jimnastik salonunun bitişiğindeki işeme odası Toledo daki Alcázar sayılırdı. Olay aslında bir yıl geride kaldıysa da, Falanjistler, arkası kesilmeden okulun duvarlarını kahramanca savunurdu. Kızılların saldırıları hep boşa giderdi. Ancak, bu başarısızlıkları isteksizlikten gelmiyordu: Hiçkimse Kızıllardan sayılmak istemiyordu da ondan, ben de öyle. Bütün öğrenciler kendilerini kahramanlar olarak General Franco tarafında görüyordu. Birkaç onuncu sınıflı sonunda kur a ile bizi ikiye ayırdı. Diğer beşinci sınıflılarla ben Kızıl ı çektim - bu rastlantının ilerdeki anlamını sezmeden. Görülüyor ki Gelecek kendini daha teneffüs bahçelerinde belli ediyor. Böylece işeme odasını kuşattık. Ama ödün vermeden bu olmadı. Disiplin görevlisi öğretmenler, tarafsızların, ve çarpışan öğrencilerin de, ateşkes sırasında işeme odasını kullanabilmelerini şart koştular. Çarpışmaların doruk noktalarından biri, Alcázar komutanı Albay Moscardó ile oğlu Luis arasındaki telefon görüşmesiydi. Kızıllar Luis i esir almışlardı ve eğer kale teslim olmazsa onu kurşuna dizmekle tehdid ediyorlardı. Yedinci sınıftan, melek yüzü ve buna uyan sesiyle Helmut Kurella, Luis i oynuyordu. Benim rolüm kızıl milis komseri Caballo yu temsil etmek ve telefonu Luis e uzatmaktı. Bahçeden trompet sesi inceliğinde bir çağrı tınladı: "Hallo, baba." Bunun üzerine Albay Moscardó: "Ne var, oğlum?" - "Hiç. Diyorlar ki Alcázar teslim olmazsa beni vuracaklarmış." - "Bu doğruysa, oğlum, ruhunu Tanrı ya emanet et, Yaşasın İspanya diye bağır ve bir kahraman gibi öl!" - "Elveda, baba. Ve büyük bir öpücük!"
  • YORUM YAZ

    Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
    Eğer üye değilseniz üye olunuz.

    DİĞER KİTAPLAR

    H.P. Lovecraft testi

    H.P. Lovecraft testi

    İyi ki doğdun Lovecraft

    Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

    TESTE BAŞLA

    ÖDÜLLÜ SORU

    Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

    'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

    “Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

    Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

    Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


    The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

    • 1960
    • 1961
    • 1962
    • 1963